9/3/2009 · Kategori: siir

NAMUS BELASI

 

 

 

Düştüm mapus damlarına öğüt veren bol olur
Toplasam o öğütleri burdan köye yol olur
Ana baba bacı kardaş dar günümde el olur
Namus belasına kardaş döktüğümüz kan bizim

Hep bir hallı Turhallıyız biz bize benzeriz
Yüz bin kere tövbe eder gene şarap içeriz
At bizim avrat bizim silah bizim şan bizim
Namus belasına kardaş yatarız zindan bizim

Kız gelinim suna boylum varamadan biz bize
Besmeleyle yüzün açıp oturmadan diz dize
Almış kaçırmışlar seni çökertmişler ıssıza
Namus belasına kardaş kıydığımız can bizim

Ağam kurban beyim kurban hallarımı eyledim
Ne bir eksik ne bir fazla hepsi tamam söyledim
Kır kalemi kes cezamı yaşamayı neyledim
Namus belasına kardaş verdiğimiz can bizim

                                               

                                               CEM KARACA

Kalıcı Bağlantı

29/1/2009 · Kategori: pasta tarifleri

YAŞ PASTA

                   MALZEMELER
             1-4 yumurta,
             2-1 su bardağı şeker
             3-1 su bardağı un
             4-1paket kabartma tozu


                   KREMASI İÇİN;
               1-  4 bardak süt
               2 -3 kaşık  un 
               3- 6-7 kaşık şeker 
               4- 1 yumurta 
                5- 1 paket vanilya
                6- 50 gr margarin

                 Margarin dışında diğer malzemelerle muhallebi yapılır ,ocaktan indirmeye yakın margarin eklenerek karıştırılır , soğutulur.


               Şeker ve yumurta iyice çırpılır,içerisine kabartma tozu ve un konur beraber tekrar çırpılır,
                Rulo pasta yapılacaksa büyük pırın tepsisine yağlı kağıt serilir bunun üzerine hazırlanan malzeme konur ve 180 derecede pişirilir. hafif soğuyunca kağıtla beraber rulo yapılarak tamamen soğuması beklenir,sonra kağıttan sıyrılır  üzerine kremanın bir kısmı sürülür. tekrar rulo yapılır .kalan krema üzerine sürülerek pasta süslenir. 2-3 saat buz dolabında bekletilir.
                Katlı pasta yapılacaksa;istenilen kek kalıplarından biri yağlanıp unlandıktan sonra ,hazırlanan malzeme boşaltılır 180 derecede pişirilir. Soğuyunca kalıptan düz bir tepsiye alınır ,isteğe göre 2 veya 3 kat olacak şekilde bölünür ,her bir kat arasına krema sürülür üzeri süslenir .2-3 saat Buz dolabında bekletilir. servis yapılır.
           

Kalıcı Bağlantı

25/12/2008 · Kategori: siir

sessiz gemi

Artık demir alma günü gelmişse zamandan,
Meçhûle giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyâhatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,

Bîçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayâtın ne de son mâtemidir bu!

Dünyâda sevilmiş ve seven nâfile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.

Yahya kemal beyatlı
 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

25/12/2008 · Kategori: siir

DUR YOLCU


Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın,
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
Bir vatan kalbinin attığı yerdir!…

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
Gördüğün bu tümsek Anadolu’nda
İstiklal uğrunda, namus yolunda,
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir!

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğduğu sele,
Mübarek kanını kattığı yerdir!...

Düşün ki haşrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin,
Bir harbin sonunda bütün milletin,
Hürriyet zevkini tattığı yerdir!...

NECMETTİN HALİL ONAN

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

25/12/2008 · Kategori: siir

KALDIRIMLAR



Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir kuyuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi..

                                        NECİP FAZIL KISAKÜREK

Kalıcı Bağlantı

« Önceki ::